Şehrin garipleri


Her devirde vardır şehrin deli ile veli arasında olan kişiler..

Yaşı 40-50’nin üzerinde olanların çoğu tanır ve onlarla hatıraları vardır..

Şehrimizde gelmiş geçmiş nice gariplere  sahiplik etmemişiz ki..

 Ziya’yı, yarım pedal Neco’yu, Gaffar’ı, Azzet Bacı’yı, İbalı’yı, Leblebici’yi, Onyedili’yi, Haceli’yi, İzzo’yu, Gız Mahmut’u, Faro’yu, Deli Yaşar’ı, hele de Mercedes Kadir‘i bilmeyen yoktur. Bir şehrin kimliği ve kolektif hafızasına ilişkin pek çok ayırt edici özellik taşıyan deliler, Şehrimizde  bir başka sevilirler.

Deliden kolay kolay korkmaz, onları dışlamaz, ötekileştirmez. Aksine sahip çıkıp bağrına basar…

Onlara sadece sokak aralarında değil bir fotoğraf stüdyosunda poz verirken, berber koltuğunda sinekkaydı tıraş olurken, esnafla çay içerken, lokantada yemek yerken rastlayabilirsiniz. Hatta onlar için her yıl “deliler takvimi” bastırılır, adlarına şiirler yazılır, sosyal medya hesapları açılır, videolar hazırlanır… Çoğu hayatını yıllar önce kaybetmiş olsa da hatıraları yaşatılır. Onların hal ve hareketleri, konuşmaları yıllarca dilden dile dolaşır ve konuşulur..

 Mesela  AZZET BACI

Malatya'ya trafik lambalarının yeni takıldığı yıllar.. Henüz trafik ışıklarının görevi bilinmiyor diye trafik polisleri halka yardımcı olmakta.. Bugün Malatya Belediyesi önündeki ışıkların oradan bir kadın gamsız gamsız karşıya geçmeye başlamıştır ki Polis memurunun sesi ile irkilir:

- Durr, ışığı görmüyor musun? Nereye gidiyorsun?

Bir an duraklayan Azzet Bacı Polisin bu çıkışına anlam veremediği gibi çok ta sinirlenmiştir. Cevabı gecikmez:

- Saga nee, gaynanam gile gidiyim...

Yıllar geçse de unutulmazlar..

Masanıza oturduğunda bir şeyler anlattığında anlamazsanız dahi anlamış gibi yapmak, konuşmalarına eşlik etmek, aşınıza  ortak etmek, karnını doyurmak insana verilen değerin bir parçasıdır..

Mutluluğun zirvesidir bir başkasını sevindirmek.. Hele bu kişi bir de engelliyse..

Toprağından mı suyundan mı nedir bilinmez..

Malatya hep sahiplenmiştir gariplerini..

Malatya koruyup kollamıştır..

Şehirde mutlaka bu kişilerle anıları olanlar vardır.. Ve bir araya gelindiğine onlardan söz açıldığında anısı olanlar anılarını anlatır ve geçmiş günler yad edilir..

Şehir kimliğinin önemli unsurlarından birisi de o şehirde yaşayan; toplum tarafından tanınan sevilen korunup kollanan aklı dengesi yerinde olmayanlardır. Deli deyip geçmemek lazım, şehir ve mahalle kültürünün tuzu, biberi sıra dışılığıdır onlar. Şehirde yaşayanların gelişmişliği, vefası delileriyle kurdukları ilişkiyle doğru orantılıdır. Bir şehir, delilerini ne kadar sahiplenip severse medeniyetin yaşatıldığının  bir göstergesidir..

Her  şehrin sevilen maskotu haline gelen, toplum tarafından kabullenilen   garipleri  Anadolu tabiri ile veli ile deli arasında olan garipleri vardır.. Ve bu kişilerden ünü şehir dışına hatta yurt dışına taşmış olanlar da vardır..

Geçtiğimiz günlerde vefat eden vefatıyla koca bir şehri üzüntüye boğan Mersedes Kadir için Malatya haber'de İsmet YALVAÇ ağabeyimin  şu anekdotu her şeyi anlatıyor..

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Gündüz, Kadir’in ölümünden duyduğu üzüntüsünü, malatyahaber.com’daki vefat haberinin altında paylaşmanın dışında bir de anekdot aktarmıştı bize: “Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de uluslararası bir kongreye katılmıştım. Farklı ülkelerden çok sayıda bilim insanı vardı. Sunuşlar sırasında her akademisyen hangi şehirden, hangi üniversiteden geldiğini söyleyerek başlıyor konuşmasına. Kongreye yemek arası verildiği bir sırada Azerbaycan Devlet Üniversitesi’nden olduğunu söyleyen bir Profesör yanıma gelerek, ‘Orhan Hocam Malatyalı olduğunuzu öğrendim, çok memnun oldum. Ben Malatya’yı da Malatyalıları da çok seviyorum. Siz Malatyalılar çok güzel insanlarsınız’ dedi. Çok mutlu oldum bu sözler üzerine. Ben de, ‘Sayın hocam Malatya’yı, Malatyalıları sevdiğinize göre bizim memlekete geldiniz ve çok beğendiniz herhalde. Malatya’yı sevmeniz beni mutlu etti’ dedim. Azerbaycanlı hocamız, ‘Yok, Malatya’ya gitmedim. Gitmeyi çok isterim tabii. Benim Malatya’ya karşı sevgimin başka bir sebebi var. İnternette izledim, sizde bir kişi var. Bir değneği var bu kişinin, değneğine binip şehri bir uçtan bir uca geziyormuş. Bu kişi, Malatya’da çok seviliyormuş, Malatya halkı bu kişiye ailesinden biri gibi sahip çıkıyormuş’. Azeri hocamız adını tam olarak hatırlayamamıştı ama Mersedes Kadir’i anlatıyordu bana, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de… Kadirimizin şöhreti il sınırlarımızı değil ülke sınırlarımızı bile aşmıştı. ‘Evet, Mersedes Kadir’den bahsediyorsun hocam, bütün Malatyalılar çok sever Kadir’i’ dedim. Azeri hocamız, ‘Evet, işte o, Mersedes Kadir… İşte Mersedes Kadir’e gösterdiğiniz sevgi ve sahiplenme için Malatyalıları seviyorum’ dedi. Azerbaycanlı hocamızın hem Malatyalıya hem Mersedes Kadir’e olan muhabbet duyguları beni çok etkiledi, çok duygulandım Benim için unutulmaz bir anı oldu o konuşma”
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Eyl

Evine Hoş Geldin Battal Kanbay

21Eyl

Bir fıkra

18Eyl
17Eyl

İstihdam ve MTSO

14Eyl

40 yıllık hayal gerçek oluyor..