Ajax Gerçeği (3) - Abdullah Ergün

Ajax Gerçeği (3)


Ajax’ın altyapısında sadece antrenörler yok. Doktor, 6 masör ve fizyoterapist, 3 kişilik sağlık ekibi ve gençlerin günlük besin ve vitamin ihtiyacını almalarını sağlayan diyet uzmanıyla birlikte gençlerin her ihtiyacını karşılayacak bir ekip kurulmuş.

Öğle yemeği, De Toekomst’taki restaurantta yeniliyor. Ayrıca oyuncuların iki antreman arasında sıkılmalarını önlemek için piyano, bilardo, video oyunları ve masa futbolu gibi ayrıntılar da unutulmamış. Tabi ki duvarları da eski Ajaxlı yıldızların fotoğrafları süslüyor.

Bu okulda asıl hedef, futbolcuların mümkün olduğunca küçük yaşlarda en yüksek performansa ulaşmalarını sağlamak. Maarten Stekelenburg, hem Ajax’ın basın bürosunda çalışıyor, hem de altyapıda D1 takımının antranörlüğünü yapıyor. Her hafta takımının 2 antremanı ve 2 maçı var. Stekelenburg haftada 20 saatini futbolcularına ayırıyor. Doğal olarak ta öğrencileri Avrupa futbolunun bütün ünlü kulüplerini biliyorlar. Sadece isim olarak değil onlarla maç yaparak, onları daha yakından tanıma fırsatı elde ediyorlar. Bu yılın başında, Barcelona’nın evsahipliği yaptığı turnuvaya katılarak İnter Milan ve Real Madrid gibi dev takımlarla oynama fırsatını elde ettiler.

CRUYFF, VAN BASTEN, KLUİVERT, BERGKAMP

Ajax’ın yıllık bütçesi yaklaşık olarak 45 milyon dolar. Bunun büyük bir kısmı ise altyapıya ayrılıyor fakat ne kadar ayrıldığı açıklanmıyor. Basın Sözcüsü Van Leeuwen, kesin bir rakam vermemekle birlikte bütçenin önemli bir kısmının altyapıya aktarıldığını, ayrıca De Toekomst benzeri iki okulun, Gana ve Güney Afrika’da da açılma planlarının yapıldığını belirtiyor. Ajax, Gana’da Ashanti Goldfields ve Güney Afrika’da da Ajax Cape Town isimli takımların sahibi. Bu iki kulüpte oynayan yetenekli gençler, eğitimlerini tamamlamak için Amsterdam’a çağırılıyorlar.

3-4-3 SİSTEMİ

Ajax, yıllardan beri 3-4-3 sistemiyle oynuyor. Oyuncuların sırt numaraları ve oyun alanındaki dizilişleri ise şöyle: 1 kaleci, 2 sağ bek, 3 libero, 5 sol bek, 6 orta sahanın sağı, 4 defansa dönük orta saha, 10 hücuma dönük orta saha, 7 sağ açık, 9 forvet, 11 sol açık.

Altyapıdaki (D) ve (E) takımları bile bu dizilişle sahada yer alıyorlar. Ayrıca kulüp felsefesini de çok iyi biliyorlar. Ajax, kolektif çabaya ve takım çalışmasının anahtar sözcük olduğuna inanıyor. Her oyuncu oynadığı mevkiye konsantre olmalı ve nasıl oynaması gerektiğini çok iyi bilmeli. Ajax, altyapısındaki futbolcuları iç saha maçlarında top toplayıcı olarak kullanıyor. Top toplayıcılar kendi takımlarında nerede oynuyorlarsa o bölgeye yakın bir yerde duruyorlar ve böylece Ajaxlı yıldızlara bakarak nasıl oynamaları gerektiğini öğreniyorlar.

Normalde oyuncular kendi mevkileri dışında oynamayı pek istemezler. Bu anlayış sonucunda da kulüp, oyuncularının her mevkide oynamalarını beklemez. Bu olaya en güzel örnek geçtiğimiz sezonda yaşandı. Ajax antrenörü Hans Westerhof, ortasahanın solunda ortaya çıkan eksikliği gidermek için takım içinden birini bulmak yerine Ajax’ın 2. takımından bir oyuncu almayı düşündü. Fakat bu oyuncu yeterli kapasiteye sahip değildi. Bunun üzerine Westerhof da A-1 takımında oynayan Rafael van der Vaart’ı takıma aldı. Sadece 17 yaşında olan bu gelecek vadeden oyuncu böylece profesyonelliğe ilk adımını atmış oldu. Daha önce Ajax’ın ikinci takımında bile oynamamış olan van der Vaart, verilen şansı en iyi biçimde kullandı. Sadece bir antremana çıktıktan sonra van der Vaart, 19 Nisan 2000’de Hollanda Birinci Ligi’nde Ajax’ın formasını ilk kez giydi.

Otoriteler, Edgar Davids ve Clarence Seedorf’tan sonra Ajax’ın yeni bir yıldızı daha futbol dünyasına kazandırdığı görüşündeler. Kulüp yönetimi de onlarla aynı fikirde olacaklar ki, van der Vaart’la 6 yıllık kontrat yapmak istiyorlar.

Altyapıya yapılan bunca yatırım mutlaka Ajax’a bir şekilde geri dönüyor. Sürekli olarak genç yetenekleri bularak ortaya çıkartan ve onların birer yıldız olmalarını sağlayan Ajax’ın yetiştirdiği bazı yıldızlar ve oynadıkları takımlar şöyle: Johan Cruyff, Johan Neeskens, Marco van Basten, Frank Rijkaard, Edwin van der Saar (Juventus Turin), Edgar Davids (Juventus Turin), Clarence Seedorf (Inter Milan), Patrick Kluivert, Frank de Boer(Barcelona) ve Ronald de Boer (Glasgow Rangers), Dennis Bergkamp (Arsenal).

Euro 2000 ‘deki Hollanda Milli Takımı’nın yarısı Ajax formasını ya giyen ya da bir zamanlar giymiş olan oyunculardan kuruluydu. Mesela Kluivert Ajax’a geldiğinde 10 yaşındaydı, Denis Bergkamp ilk olarak C1 takımında başladı ve Seedorf A takıma çıktığında henüz 16 yaşındaydı.

Ajax’ın altyapısına girmek binlerce Hollandalı çocuğun hayalini süslüyor. Kulüp yılda üç veya dört kez, 1500 ila 2000 arasında çocuğun katıldığı 3 günlük kurs düzenliyor. Katılan herkese numaralı bir Ajax tişörtü veriliyor. Çok kapsamlı bir testten geçirilen oyunculardan başarılı olanlar birkaç hazırlık maçında oynatılarak tekrar bir testten geçiriliyorlar. Bura da başarılı olanlar Ajax’ın altyapısına katılma şansını elde ediyorlar. Daha sonra ise bu oyuncularla beş veya altı yıllık bağlayıcı niteliği olan kontrat imzalanıyor. Bosman kurallarından sonra gerekli hale gelen bu anlaşmayla, eğer oyuncu sözleşmesi bitmeden bir başka kulübe transfer olmak isterse doğabilecek bonservis problemleri ortadan kaldırılmış oluyor. Eğer futbolcu, kontratı dolduktan sonra ayrılmak isterse Hollanda yasalarına göre top oynadığı her sezon için yaklaşık olarak 11 bin dolar ödemek zorunda.

Ajax, Hollanda’daki genç yetenekleri keşfetmek için 15 kişilik bir ekip kurmuş. Bu yıldız avcıları Hollanda’nın dört bir yanını dolaşarak genç yetenekler arıyorlar ve buldukları zaman da anında kulübe bildiriyorlar. Yıldız avcılarından biri Danimarka’da yaşıyor ve bütün İskandinavya’yı arabayla dolaşarak Ajax için oyuncuları izlemiş. Hatta Güney Amerika’da ve Afrika’da bile Ajax’ın izleme birimleri var.

Ajax altyapısındaki futbolcuların 95’i Hollanda pasaportu taşıyor. Yurt dışından gelenlere Flamanca öğretiliyor ve mümkün olduğunca çabuk Hollanda’nın yaşam şartlarına uyum sağlamaları sağlanıyor. Uyum evresini daha da kolaylaştırmak ve hızlı hale getirmek için Hollandalı ailelerin yanlarına yerleştiriyorlar.

Ajax’ın altyapı tesislerinde yatılı okul yok. Bu konuda Van Leeuwen şöyle diyor: “13, 14 yaşındaki çocukları aile ortamından uzaklaştırmak onları olumsuz yönde etkiler.” Gençler kendi aileleriyle kalıyorlar ve normal bir okula devam ediyorlar. Okuldan sonra ise Ajax’ın servis otobüsüyle tesislere gidiyorlar. İdmandan sonra ise tekrar evlerine bırakılıyorlar. Kulüp sadece masrafları karşılıyor, oyunculara herhangi bir ücret ödemiyor. Çünkü Hollanda kanunlarına göre, hiçbir futbolcu 18 yaşına kadar bu işten para alamaz.

ARENA RÜYASI

Ajax, gençlerin okuldaki performansına büyük önem veriyor. Eğer içlerinden biri derslerinden futbol yüzünden geri kalırsa onun arayı kapatması için Ajax gerekli olan herşeyi yapıyor, gerekirse özel öğretmen tutuyor. İki yıl önce Amerika’da, Dallas’ta bir turnuvaya katılan futbolcuların derslerinden geri kalmaması için kafilede bir de öğretmen vardı ve uçuş boyunca öğrencilere ders anlattı ve daha sonra ise bir buçuk saatlik bir yazılı imtihan yaptı.

Van Leeuwen “Biz onların futbolda olduğu kadar kendilerini zihinsel alanda da geliştirmelerini istiyoruz. Üzerilerindeki baskı oldukça fazla özellikle en küçüklerinin” diye konuştu. Ajax sadece iyi futbolcu yetiştirmekle ilgilenmiyor, onların aynı zamanda iyi birer öğrenci olmalarını da istiyor. Derslerini asan veya okulda kötü davranışlarda bulunanlar geçici bir süre idmanlara ve maçlara çıkamıyor. Eğer bu süre içinde bir gelişme göstermezse kulüpten ayrılmaları isteniyor.

Bu Ajax’ta disipline verilen önemi gösteriyor. Her futbolcuda bir kural kitabı var ve onları nelerin beklediğini biliyor. Örnek olarak, cep telefonu kullanmak, küpe ve kep takmak yasak. Bu kurallardan birini halk içinde çiğneyen olursa, bunun Ajax’ın geleneklerine ve imajına zarar verdiği düşünülüyor. İlk önce yazılı olarak uyarıldıktan sonra eğer aynı şeyi tekrarlar veya uygunsuz davranışlarda bulunursa kulüple ilişkisi kesiliyor.

Bununla beraber disiplinsiz davranışlara çok az rastlanıyor. Bu süpriz olmasa gerek. Kim dünyadaki en iyi futbol okulundan atılmak ister ki? De Toekomst’taki ana düşünce okuldan başarıyla mezun olarak profesyonelliğe ilk adımı atmak. ArenA da ikiyüz, üçyüz metre ilerde bir itici güç olarak herzaman gençlerin gözünün önünde.

***

Futbol gibi milyonlarca kişiyi peşinden koşturan spor dalının dünyadaki yıllık cirosunun 390 milyar Euro olduğunu düşünecek olursak, kulüplerin bu pastadan gerekeni almak için başta alt yapıları ve kurumsal kimliklerini daha da ileriye taşımak için mücadelelerine devam ediyorlar.

Son yıllarda Avrupa’da önemli başarılar elde etmiş futbolcular arasında Ajax patentli oyuncuların olması yazılanları ve söylenenleri doğrular gibi..

İşte en önemli oyuncularından bir kaçı

JohanCruyff, Neeskens ,Hulshoff,Davids,Seedorf,RijkaardEdvin Van Der Sar,Dennis Bergkamp,patrick Kluivert,Marco Van Basten,Wesley Sneijder,Rafael Van Der Vaart,Maarten Stekelenburg,John Heitinga…

Ajax, Alt yapısı ile büyük kulüp olmanın gerçek markası olmaya devam ediyor.

Hüseyin İnce’nin bütün kulüplere örnek teşkil eden yazının ülkemiz futbolu içinde bir kurtuluş olacağını düşünüyorum.

Günü kurtarmak, camiayaya gönül verenlere şirin görünmek için yapılan maddi ve manevi hataların geldiği son nokta UEFA’nın görüşme odaları olduğu biliniyor.

Artı bunları saklamanın bir yararı yok. Doğru kulüp olmak için Ajax gibi futbolda devrim yaratan bir kulübün izinde gitmek yeterli olacaktır.

Yeni Malatyaspor’un da başta alt yapı olmak üzere diğer konu başlıklarıyla UEFA ve FİFA’nın övgüyle bahsettiği Ajax gibi bir kulüp olmasını hep hayal etmişimdir.

Bunun gerçekleşmesi için klasik futbol yönetim şeklinin tarihe karışması ve geleceğin futbol idare modelinin ilk uygulamalarını korkusuzca hayata geçirilmesi yeterli olacaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Ekm
19Ekm

Korku tüneli

18Ekm

Hayata dönüş

15Ekm

Yeni bir başlangıç

14Ekm

Stefan Kuntz’un gözyaşları