Üretimden yanayız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Biz Türkiye'de güçlü bir demokrasiden ve aynı şekilde üretim politikalarından yanayız. Beton ekonomisi değil üretim ekonomisi. Ürettiğimiz zaman, güçlü, dünyada söz sahibi olur, borçlanmaz ve üretimimizi dünyanın her ülkesine satabiliriz' dedi.

Üretimden yanayız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Malatya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programda esnaf, meslek odaları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve işadamlarıyla bir araya geldi, Akçadağ ve Doğanşehir ilçelerinde miting yaptı. Kentteki programlarında seçim vaatlerini anlatan Kılıçdaroğlu, tam demokrasinin olduğu bir ülkede insanların rahatlıkla düşüncelerini ifade edebildiğini belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu, “Eğer demokrasi kısıtlanıyorsa, insanlar düşüncelerini açıkladıkları için ertesi gün vergi müfettişleri gelip hesaplarını inceliyorsa orada demokrasi büyük yara almış demektir. Biz kendi ülkemizde güçlü bir demokrasiden ve aynı şekilde üretim politikalarından yanayız. Beton ekonomisi değil üretim ekonomisi. Ürettiğimiz zaman, güçlü, dünyada söz sahibi olur, borçlanmaz ve ürettiklerimizi dünyanın her ülkesine satabiliriz” diye konuştu.

ESNAF BAKANLIĞI KURACAĞIZ

Malatya'ya her gelişinde esnaf ve sanatkarları ziyaret edip, sorun ve önerilerini dinleyerek çözüm bulmaya çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, “Esnaf vergisini, primini zamanında öder. Sıkıntısı varsa komşusuna, arkadaşına anlatmaya çalışır. Esnafın bizim toplumumuzda farklı yeri vardır. Ticarette tanıştığımız ilk kişi esnaftır. Esnaf dünyanın her yerinde vardır. Anayasamızda var; 'Devlet, esnaf ve sanatkarları koruyacak tedbirleri alır.' Gittiğim bütün esnaf toplantılarında, hep bir esnaf bakanlığından söz ederler. 'Niye bizim bir bakanlığımız yok?' derler. Hiçbir parti 'Esnaf Bakanlığı' demiyor. Ama biz diyoruz ve seçim bildirgemize koyduk. Allah'ın izniyle Muharrem İnce Cumhurbaşkanı, 'Millet İttifakı' da parlamentoda gerekli çoğunluğu sağladığında ilk yapacağımız işlerden birisi 'Esnaf Bakanlığı' kurmaktır” dedi.

OY VERİRSENİZ DAHA ÇOK AĞLARSINIZ

Kendisini doğrucu Davut olarak tanımlayan ve AK Parti’ye oy verilmesi halinde esnafın daha çok sıkıntı çekeceğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Zincir mağazasını CHP'mi kurdu? Kuran iktidara oy verirseniz daha çok ağlarsınız. Ben doğrucu Davut'um, doğruları söylerim, söylemeye de devam ederim. Başka parti sizi kira stopajından muaf tutacağını söyledi mi? Hayır. Biz söylüyoruz ve sizi bu beladan kurtaracağız. İçinizde 7 küsur büyüyen esnaf, çiftçi, emekli var mı ben merak ediyorum? Kim büyüdü? Kim, büyüyen kim? Rantiye sınıfı. Bu ülkede yaşayan her vatandaş huzur içerisinde yaşasın. Biz bunun kavgasını veriyoruz. İnanç üzerinden siyaset yazıktır, günahtır. Kimlik üzerinden siyaset yazıktır günahtır. Yaşam tarzı üzerinden siyaset yazıktır, günahtır. Herkesin kimliğine, inancına hepimizin saygı göstermesi lazım” ifadesinde bulundu.

SORUN BENİM SORUNUM DEĞİL

En yüksek sosyal güvenlik primlerinin Türkiye'de olduğunu öne süren Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz taahhüt ediyoruz. 5 yıl içerisinde bunu indirmemiz lazım. Makul düzeye indireceksiniz ki kayıt dışı olmasın. Eğer yüksek yaparsanız herkes kayıt dışı yapar. Emekli aylığı alt limiti 2008 öncesi bin 800 lira bu yıl ise 840 lira. Haberiniz var mı bundan? Niye haberimiz yok arkadaşlar? Başka bir demokratik ülkede olsa kıyamet kopar. Buyurun size reform, her ay bin lira kestiler. Demokratik bir ülkede olsak, buna isyan edilir. Ne düştü de emekli aylığı düştü. 'Geçiniriz' diyorsanız gidin iktidara oy verin, 'Geçinemiyoruz' diyorsanız. Oturup düşünmeniz lazım. Sorun benim sorunum değil. Ben Milletvekiliyim. Ayda 12-13 bin lira para alıyorum benim derdim yok ki. Herkes geçinebilsin, benim derdim bu. Sizi bu hale getirenin arkasında niye konuşuyorsunuz? Benim zamanımda açık 2 milyardı, şuanda 34 milyar. Niye sormuyorsunuz bu açık niye var?” diye konuştu.

NİYE MÜSLÜMAN KANI AKSIN

CHP lideri Kılıçdaroğlu, seçim bildirgesinde yer alan kuracakları Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'na (OBİT), sonradan bölgedeki Ürdün, Filistin ve Mısır'ın da katılabileceğini ifade etti. OBİT ile bölgenin huzur adasına kavuşturulacağını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nı kurmaya kararlıyız. Allah'ın izniyle Muharrem İnce cumhurbaşkanı seçildiğinde ve parlamentoda da 'Millet İttifakı' çoğunlukta olduğunda Sayın Muharrem İnce'nin yapacağı ilk iş İran, Irak ve Suriye'yi ziyaret etmek olacak. Niye Müslüman kanı aksın. Niye Ortadoğu'yu bir barış havzasına dönüştüremiyoruz? Hiç gidip dolar için yalvarmayacağız. Türkiye'yi en geç 4 yıl içinde dolara boğacağız. Üstelik biz alın teriyle yapacağız” dedi.

TÜRKİYE’NİN BORÇLANMA FAİZİ ÇOK YÜKSEK

Üretim ekonomisinin önemini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “Bizim üretim ekonomisi üzerinde durmamız ve tasarruflarımızı yatırımlara yönlendirmemizin temelinde güçlü bir devlet yaratmak, işsizliği azaltmak ve borçla ekonomiyi büyütmemek, tam tersine ticaret yaparak, ürettiğimiz ürünleri satarak karşılığında döviz elde ederek ekonomimizi büyütmek var. Çünkü borç alan emir alır, borç alan bir süre sonra yakayı borçlunun elinden kurtaramaz. Bizim son 16 yılda dışarıya ödediğimiz faiz 151 milyar 34 milyon dolardır. Buradaki temel sorun şudur; elbette her ülke borçlanabilir, kredi alabilir ama bugün bizim borçlanma faizimiz dünyanın en yüksek faizlerinden birisidir. Yani dünyada en yüksek faizle borçlanan ikinci ülkeyiz. Arjantin'den sonra Türkiye geliyor” şeklinde konuştu.

ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN BİR DÜŞÜNÜN

AK Parti hükümetleri ile öncesinde hükümetlerin harcamalarını da kıyaslayarak eleştirilerini sürdüren Kılıçdaroğlu, “1923-2002 arasında 79 yılda gelen bütün hükümetlerin harcadığı para 713 milyar dolar. Son 14 yılda harcanan para, 2003-2017 arasında 2 trilyon 94 milyar dolar. Elinizi vicdanınıza koyun, şöyle bir düşünün. 2 trilyon nereye gitti. Karakaya, Keban, Atatürk barajları gibi devasal bir baraj mı yaptın? Ne yaptın? 'Köprü yaptık' deseler doğru değil. Çünkü müteahhit yaptı, parasını da üzerinden geçenler ödeyecek. İnşaat sırasında hazineden çıkan bir para yok ki. Nereye gitti bu para? Eğer 2 trilyon 94 milyar dolara fabrika kurulsaydı emin olun fabrika kurulacak bir karış arazi kalmazdı” dedi.

TÜRKİYE BU KRİZİ AŞMAK ZORUNDADIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim meydanlarında ekonomi üzerinden konuşmamasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bakın seçim meydanlarında konuşuyor Sayın Erdoğan. Güzel konuşabilir. Ama neden hiç ekonomiden söz etmiyor? Neden 'Gelince ekonomide şunu yapacağım, bunu yapacağım' demiyor. Siyasette ufku dolanlar, ülkeyi sağlıklı yönetemezler. Nokta, işin özeti budur. Ben bir siyasetçi olarak, yıllarını devlette çalışarak, eski bir bürokrat olarak, her kuruşun hesabını vermenin namuslu siyasetin gereği olduğunu düşünerek bir şey söylemek istiyorum; sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Türkiye bu krizi aşmak zorundadır. Türkiye, yeni bir değişim ve dönüşümü sağlamak zorundadır” şeklinde konuştu.

MUHTARLIĞIN BÜTÇESİ OLMALIDIR

Seçim vaatleri arasında muhtarlara yönelik projelerinin de olduğunu anlatan ve öncelikle muhtarlık kanunu kuracaklarını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir muhtarlık binası olmalı. Muhtarın siyasi kimliği yoktur. Lafla peynir gemisi yürümez. Ahkam kesmekle olmaz. Muhtarlık, hamasetle büyümez. Muhtarlık, hakkını ve hukukunu teslim ettiğiniz zaman büyür. Muhtarlığın bütçesi olmalıdır. Ama şu anlama gelmemeli; 'Biz bütçeyi tahsis edelim, muhtar har vurup harman savursun.' Bütçenin hesabını verebilmeli. Ama muhtarın hakkını teslim edeceksiniz. Bu kadarını, kapsamlı bir muhtarlık projesi geliştiren yoktur” dedi.

HAYATI SORGULAMAK ZORUNDAYIZ

Türkiye’de bütün yetkilerin tek kişiye verilmemesi gerektiğini ve tarihte de örneğinin olmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Tek adam rejimi dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur. Bizim tarihimizde de örneği yoktur. Osmanlı'da padişah vardır ama başbakan vardır veziriazam. Selçuklularda vardır, Mete Han'dan bu yana gelen bütün tarihimizde vardır. 'Şimdi Başbakanlığı kaldıracağız.' Yok, öyle bir şey. Bütün yetkiler tek kişide. Bir kişi, her şeyi bilir mi? Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin. Bir kişi her şeyi bilirse liyakate gerek yok o zaman, düşünmeye gerek yok o zaman. Nasıl olsa her şeyi biliyor. Niye ben düşüneyim? Oysa Kur'an-ı Kerim'de yüce Rabbimiz defalarca sorar; 'Aklınızı kullanmıyor musunuz?' Aklın ne kadar değerli olduğunu 21'inci yüzyılda da en stratejik ürünün insan beyni olduğunu bütün kâinat kavradı. Hayatı sorgulamak zorundayız” dedi.

YÖK BELASINI ELEŞTİREN BİZİZ

Eski parlamenter sistemi en çok eleştirenin kendileri olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Biz diyoruz ki eski anlayışla, siyaset yürümez. Eski anlayışla, Türkiye büyümez. Demokrasilerin çıkış noktası şudur; vatandaş ödediği vergilerin hesabını sorar iktidara. Bunu soran ülkelerde demokrasi gelişmiş demektir. Bunu sormayan ülkelerde demokrasi yok demektir, birbirimizi kandırmayalım. Hepimiz vergi ödediğinize göre bu soruyu sormak durumundasınız. Biz güçlü bir parlamenter sistemi savunuyoruz. Bunu söylediğimizde 'Siz eskiye mi dönmek istiyorsunuz' diyorlar. Zinhar, asla eskiye dönmek istemiyoruz. Eski parlamenter sistemini en çok eleştiren biziz. Yüzde 10 seçim barajını eleştiren biziz, YÖK belasını eleştiren biziz, Seçim Kanunu'nu eleştiren biziz. Siz sanıyorsunuz ki milletvekillerini seçen biziz. Hayır, efendim tam bir aldatmaca. Milletvekilini seçenler genel başkanlar, sizin önünüze liste konur, gelir altına imza atarsınız o kadar. Gerçek bu. Milletin vekilini, millet seçerse orada demokrasi vardır. Bunu kim getirdi askerler getirdi, 12 Eylül'de geldi. Biz bunu reddediyoruz. Yüzde 10 seçim barajı; yüzde 34 oy alıyorsun parlamentoda yüzde 65 milletvekili çıkarıyorsun. Böyle saçma şey mi olur? Milli iradenin oraya yansıması lazım. Siyasi parti yüzde 1 oy alıyorsa 1 milletvekili çıkarsın. Neden korkuyoruz. Biz darbeye, darbecilere ve darbe hukukuna karşıyız. Biz demokrasiyi savunuyoruz, demokrasiden yanayız. Bütün siyasi partilere şapka çıkarırız. Vatandaşıma da hiçbir zaman niye bu siyasi partiye oy verdin diye eleştirmedim” diye konuştu.

ADALET BÜTÜN İNANÇLARIN ORTAK TEMELİDİR

Danıştay üyesi Aysel Demirel'in, “Evet çok şükür başörtüsü mesele olmaktan çıkmıştır bugün gizlemeye çalıştığınız gerçek niyet ve çabalarınıza rağmen. Muharrem İnce zihniyetindekilerin yaşattıklarını unutmadık unutmayacağız” şeklindeki sosyal medyadaki paylaşımına da tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Bir partinin genel başkanı Danıştay’a hakim tayin etti. Hakim ne yapıyor? Tweet atıyor. Ne diye, Muharrem İnce’yi eleştiriyor. Ya sen hakim misin, partinin kadın kolları başkanı mısın? Kimsin sen? Siyasete saygı duyarım, o da siyasete merak sarabilir, olabilir yadırgamam. O zaman hakimlikten ayrılacaksın geleceksin siyaset gireceksin? Şimdi o mahkemeye, Muharrem İnce’nin davası düştüğünde ne diyecek? O hakim ne diyecek? O hakim tarafsız mı? Değil. Adalet dağıtacak o hakim. Adalet farklı bir şeydir. Adalet bütün inançların ortak temelidir. Adalet bir kutup yıldızı gibidir, yerinde durur bütün kainat onun etrafında döner” dedi.

KAVGAYA SON VERECEĞİZ

Kılıçdaroğlu, Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Parti otobüsü üzerinden halka seslenen Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan 24 Haziran'da sandığa gitmelerini istedi. Seçimlerde iki listenin bulunduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan cumhurbaşkanlığında Muharrem İnce'ye, siyasi parti listesinde ise CHP'ye "evet" mührü basmalarının sözünü istedi.

DEMOKRASİ SÖZÜ VERİYORUM

Kılıçdaroğlu,  oy kullanamayacak yaşta olan çocuklara nitelikli ve iyi bir okul sözü vererek, şöyle devam etti: "Demokrasi sözü veriyorum. Çiftçinin bankalara olan borçlarından faizlerin tamamını sileceğiz, bunun sözünü veriyorum. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek bunun sözünü veriyorum. Sizin tütününüze el uzattılar, tütünü yasakladılar, satışını engellediler bütün o yasakları kaldıracağım, bunun sözünü veriyorum. Herkes düşüncesini özgürce açıklayacak, bunun sözünü veriyorum. Her şeyden önemlisi bir arada huzur içinde yaşamanın sözünü veriyorum. Görüşü ne olursa olsun hangi partiden olursa olsun herkesi kucaklayacağız, gerginliğe, kavgaya son vereceğiz. Türkiye'de barış iklimini yeniden inşa edeceğiz. Bir arada hepimiz huzur içerisinde yaşayacağız." Kemal Kılıçdaroğlu, 24 saat çalışacağını belirterek, "Benim sorumluluğum var, sizin de sorumluluğunuz var. Geçen seçimlerde CHP'ye oy vermemiş bir kardeşinizi ikna edin, deyin ki 'artık yeter, artık bu iş tamam, yeniden güzel Türkiye'yi inşa etmenin zamanı'. Bu işi bitireceğiz. Yeni bir ufuk açacağız. Hakkı, hukuku ve adaleti arayacağız. Bu memleketin her noktasına hakkı, hukuku, adaleti taşıyacağız." diye konuştu.

ADAYIMIZ HİZMET ETMEYİ SEVİYOR

Kılıçdaroğlu, Akçadağ ilçe meydanında yaptığı konuşmada ise bütün günü Malatya'da geçirdiğini aktardı. Türkiye'nin büyük bir değişim ve dönüşüme ihtiyacının olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunun için herkesin 24 Haziran'da sandığa gitmesinin gerektiğini dile getirdi. Seçimlerde iki listenin olduğunu ve cumhurbaşkanlığı adayları lisesinin ilk sırasında genç, enerjik, eski bir öğretmen olan Muharrem İnce'nin yer aldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Onun altındaki daireye evet mührünü basacak mısınız? Muharrem İnce kavgayı, gürültüyü sevmeyen, ülkeye hizmet etmeyi seven bir cumhurbaşkanı adayımız" dedi. Türkiye'de eğitiminin hangi şartlarda yapıldığının herkes tarafından bilindiğini savunan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sabah on binlerce çocuğumuz kahvaltı yapmadan okula gidiyor. Çok sayıda sorunumuz var. Anneler çocuklarını hangi okula göndereceklerini, hangi sınava sokacaklarını bilmiyorlar. İnşallah bunların tamamı düzelecek. Çocuk sabahları kahvaltı yapmadan okula gidecek. Öğretmeni ve arkadaşlarıyla beraber sabah kahvaltısını okulda yapacak. Öğle yemeğini okulda yiyecek ,akşam evine gelecek. Tam gün eğitim olacak, taşımalı eğitim bitecek. Nerede öğrenci varsa orada okul ve öğretmende olacak. Bunları yapacak olan bir öğretmen, eski bir öğretmen." CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı olacak kişinin tarafsız ve 81 milyonu kucaklamasını istediklerine dikkati çekerek, "Neden tarafsız olacak? Çünkü cumhurbaşkanı mahkemeye hakim tayin ediyor. Bir partinin genel başkanı mahkemeye hakim tayin etmez. Anayasa'da yemin metni vardır. 'Ben tarafsız olacağıma dair namusum ve şerefim üzerine ant içerim' diye yemin ediyor cumhurbaşkanı. O nedenle Muharrem İnce cumhurbaşkanı adayı olduğu gün göğsündeki 6 oku çıkardı dedi ki ben Türk bayrağı takacağım." diye konuştu.

TARIMA BÜYÜK ÖNEM VERECEĞİZ

Teşvik sistemini değiştireceklerini ve alan bazlı teşviki getireceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, bu sayede en azından kayısı üreticisinin yüzünün güleceğini dile getirdi. Kayısı üreticisinin para kazanmasıyla esnafın da kazanacağını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Tarıma büyük önem vereceğiz. Sadece kayısı için söylemiyorum ben bunu. Çiftçilerin bankalara olan borçlarının faizlerini tamamen sileceğiz, sıfır faiz. Borçlarını yeniden yapılandıracağız. Ziraat odası başkanımız geldi bir dosya verdi ve bunları yapacak mısınız diye sordu. Buradan söz veriyorum. Bütün o talepleri yapacağız ve çiftçinin yüzünü güldüreceğiz. Bir sözümüz daha var, mazotu 3 liradan vereceğiz. Nereden bulacaksın parayı diyorlar. Sen tefeciye para bulursun ben çiftçiye, üreticiye para bulurum. Size sözüm söz, bunları yapacağım."

NOTLAR:

-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ziyaretlerinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP İl Başkanı Enver Kiraz, milletvekili adayları ve partililer eşlik etti.

-Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği(MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Kılıçdaroğlu’nun esnafın yanında olduğunu belirterek, ziyaretten dolayı teşekkür etti.

-Kılıçdaroğlu, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nı ziyaret etti ve Oda Başkanı Ata Sadıkoğlu tarafından karşılandı.

-Kentteki bir otelde sivil toplum kuruluşu temsilcisi, muhtarlar ve kanaat önderleriyle buluşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasına yoğun katılım olması dikkat çekti.

-Kılıçdaroğlu, Doğanşehir ve Akçadağ ilçelerinde halkla buluştu. Kayısıya alan bazlı teşvik sistemini getireceklerini, Doğanşehir’de tütün üreticilerinin sorunlarını çözeceğini vaat etti.

-Kılıçdaroğlu, eski Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal ile Malatya’ya çok geldiğini söyledi.

-Kılıçdaroğlu’na bazı ilçe ziraat odası başkanları da talep dosyası sundu.