Eskiye hiçbir zaman dönemeyeceğiz

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, son veriler ışığında Türkiye için normalleşme noktasında önemli aşamaya gelindiğini söyledi. 'Işık göründü' diyen Özlü, Ramazan Bayramı sonrası normalleşme adımlarının atılacağını ifade etti. Özlü salgın sonrasında sosyal yaşamda hiçbir şeyin eskisi olmayacağını belirtti ve bununla ilgili modellemelerin Bilim Kurulu'nda görüşüldüğünü kaydetti.

Eskiye hiçbir zaman dönemeyeceğiz

Dünya üzerinde yaklaşık 2.8 milyon insana bulaşan koronavirüs salgını karşısında Türkiye başarılı mücadelesini sürdürüyor. Peki, Türkiye ne zaman normalleşecek? Bundan sonra yaşamımız nasıl olacak? Bir ayı aşkın süredir evden temel ihtiyaçları almak ve gidermek amacıyla çıkılması dışında ayrılmayan milyonların merak ettiği bu soruların yanıtını, Habertürk canlı yayınına karılan Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü verdi.
Dünyanın küresel bir salgınla karşı karşıya olduğunu ve bunun halen devam ettiğini belirten Özlü, "Bizim yaptığımız bu salgını durdurmak değil, çünkü durduracak gücümüz yok. Dünyada kimsede böyle bir güç yok." ifadesini kullandı.
Salgının iki şekilde duracağının altını çizen Prof. Özlü, bu iki seçeneği şöyle anlattı: "Elinizde aşı olur. Virüsle enfekte olmayan insanları aşılarsınız. Nüfusun yüzde 60-70'ni aşılarsanız salgını durdurursunuz. Salgını bitirirsiniz. Henüz elimizde böyle bir aşı, böyle bir silah yok. Bunu yapamıyoruz. İkinci seçenek virüsün yayılmaya devam etmesi, toplumda nüfusun yüzde 60-70'ni enfekte etmesi, bağışıklığı kendisinin oluşturması ve kendi kendini bitirmesidir. Bu da mümkün ama tercih ettiğimiz bir yöntem değil. Bedeli ağır bir yöntem. Üstelik de bağışıklık oluşturup oluşturmadığı konusu da tartışmalı. Aynı zamanda mutasyona çok açık bir virüs olduğu için böyle devam etme olasılığı da yüksek. Aşı olduğunda da böyle bir olasılık var üstelik."

Eskiye hiçbir zaman dönemeyeceğiz?

Prof. Özlü, herkesin cevabını merak ettiği 'Ne zaman eskiye döneceğiz?' sorusuna ise kesin ve net yanıt verdi: "Hiçbir zaman dönemeyeceğiz. Bu bir gerçek." diye yanıt verdi.
Özlü sözlerine şöyle devam etti: "Eskisi iyi bir dünya, doğru bir dünya değildi. Çok kırılgan, çok güvensiz bir dünyada yaşıyormuşuz bunu gördük. Düşünün. 3 ay önce Çin'in Wuhan kentinde bir hayvan pazarında bir virüs ortaya çıktı, bugün 8 milyar insan evlerinden çıkamıyor. Hayat durdu, ekonomi durdu. Onun için eskiye dönülecek diye beklemeyelim. Hiçbir şey Kovid'den önceki gibi olmayacak. Bundan sonra kendimizi bu virüsle yaşamaya hazırlamamız gerekiyor. Bu virüs olmasa bile başka virüsler, enfeksiyon yapan ajanlar hayatımızda olmaya devam edecek. Çok kırılgan bir dünya kurmuşuz. 15-20 milyonluk metropoller kurmuşuz. Toplu taşıma araçları, konserler, mitingler, kalabalık caddeler, AVM'leri düşündüğünüz zaman bu dünya sürdürülebilir değil, güvenilir değil. Doğaya baktığımızda da bunun sürdürülebilir olmadığnı görüyoruz. Bugün Trabzon'da penceremi açtığımda gökyüzü masmavi, her yer yemyeşil, ağaçlar çiçek açmıştı. Ben hiçbir zaman bu kadar güzel göremiyordum baharı. Bu kez görebildim. Çünkü biz o güzellikleri maskeliyorduk eksoz dumanı, sanayi atıkları ile havayı doğayı kirletiyor o pırıl pırıl doğayı yaşayamıyorduk. Artık doğaya saygılı, daha güvenilir, daha sürdürebilir bir dünyayı nasıl kurarız bunu düşünmemiz gerekiyor."
Virüsün aşı bulununcaya kadar bizlerle birlikte ve her zaman bizleri tehdit eder halde olacağını ifade eden Özlü, "Ama aşının bulunup bulunmayacağı da meçhul. Ercüment Hoca'nınki de dahil bugün aşı bulundu anlamında değil. Bir takım hedef ve çalışmalar var. Bunlar gerçekten umut verici. Ülkemizde de yapılıyor olması bizi gururlandırıyor ama daha ileriki aşamalarda işe yarayıp yaramayacağı, yeterli bağışıklık oluşturup oluşturmayacağı belli değil. Bu virüse benzeyen SARS ile ilgili bir aşı hala geliştirilemedi 20 sene geçtiği halde. MERS ile ilgili de bir aşı yok. Çalışıldığı halde geliştirilemiyor, başarılı olmuyor. Çok iyimser olanlar ekimde aşı çıkar diyorlar ama bazıları da hiç bulunamayabilir diyor. Yani iki ucu açık bir noktadayız." dedi.

Türkiye ne zaman normalleşecek? 

Şu anda Bilim Kurulu'nda normalleşmeyi konuştuklarını, dünyanın da bunu konuştuğunu ifade eden Prof. Dr. Tevfik Özlü, şu ifadeleri kullandı: "Çok daha ağır, yangın yerine dönmüş ülkeler de bunu konuşuyor. Çünkü hayatı durduramazsınız, ihtiyaçları bitiremezsiniz. İnsanları aylarca evde tutamazsınız. Bir şekilde hayatı başlatmanız lazım. Ama bu hayat eski hayat olmayacak. Bazı tedbirlerle biz eski hayatımıza döneceğiz. Bununla ilgili Türkiye'de planlama yapıyor. Bu salgının bitişi ile ilgili modellemelerimiz var. Çok uzak değil, ışık göründü. Eğer çok olağanüstü bir şey olmazsa, yani bu gidişi kıran bir müdahale olmazsa, bir gevşeme bir rehavet olmazsa, sanırım bayram sonrasında yavaş yavaş artık rahatlatıcı tedbirleri almaya başlayacağız. Belki yakın zamanda da bazı şeyleri duyabilirsiniz. Bunların planlamaları yapılıyor şu anda. Her halükarda kalacak şeyler neler derseniz, bundan sonraki yaşamımız için söylüyorum. Sadece Türkiye için değil tüm dünya için söylüyorum. İnsanların sosyal mesafe kavramını ortadan kaldıracak şekilde sosyalleşmeleri hiçbir zaman güvenli olmayacak artık. Kalabalık mitingler, toplantılar, sosyal mesafeyi koruyamadığımız alanlar her zaman şüpheli olacak ve kuşku duyacağız, korkacağız, tedirgin olacağız. Oralara sokulmamamız gerekecek."
Prof. Özlü, sosyal mesafe gibi el hijyeninin de bundan sonraki yaşamımızın bir parçası olacağını belirtti. Geçiş sürecinde ise maske kullanmak zorunda olunacağının altını çizdi.
Yeniakit