Yazı Detayı
14 Nisan 2019 - Pazar 19:31
 
İSTİKAMETTEN SAPMAK
Enes Tarım
 
 

“…O, egemenliğine hiç kimseyi ortak etmez!” (Kehf, 26)

Tuğyan kelime anlamı olarak; sınır tanımayacak ölçüde isyan ve günahta ileri giderek haddi aşmak, istikametten sapma halidir.

Kuran’da; bozgunculuk yaparak kendini üstün görmek, gücüne güvenmek, şımarıp böbürlenmek, çalım atıp gösteriş yapmak anlamlarında geçer. 

Adaletten nasibi olmamak, hak hukuk tanımamak, kibirli bir inatçı zorba olarak zulmetmek, Allah'a ortak koşmak; kısaca Rabbe alternatif hüküm üretmek, batıl ile hüküm vermek, yalancılık ve isyan etmektir.
Kuran Firavun'un, Nuh kavminin, Semudun ve daha başka üzerlerine Allah'ın gazabının hak olduğu kavimlerin durumlarını tuğyan kelimesiyle açıklar.

Bunlar, yaşadıkları asırlarda kendilerini yeryüzünün en büyük gücü görüp müstağnileşmiş, tuğyana dalmışlardı.

Semud kavmi bağlarda, bahçelerde, çeşme başlarında ve hurmalıklar arasında zevk ve safa içinde yaşayıp Allah'ın ayetlerinden yüz çevirip şirk koştukları yetmiyormuş gibi bir de mucize deveyi boğazlamakla tuğyan etmişlerdi. 

Ad kavmi, ebedî hayat umuduyla köşkler dikip boş şeylerle uğraşırken yeryüzünde fesat çıkarıp, Hud’un çağrısına uymayarak Allah'a şirk koşmaya devam etmekle tuğyan içine batmışlardı.

Aynı şekilde Firavun da Musa'nın çağrısına sağır kesilip Allah'a şirk koşuyor ve kendini Rab ilan ediyordu.
Nuh'un kavmi de kendilerini üstün görerek müminleri ayak takımı olarak değerlendirmiş; Nuh'tan bir an önce kaçınmaya çağırdığı azabı getirmesini isteyerek onun tevhid çağrısına kulaklarını tıkayıp kibirli kibirli ayak direyerek fesadı yaymıştı. (Fecr, 11-12)
İlginçtir, Nuh devrindeki zalimleri Kuran, zulme sapan, tuğyan edip azan bir kavim olarak anar ve onların suların tuğyanı ile boğulmasını anlatır. İnsanın tuğyanını tabiatın tuğyanı ile cezalandırmak ta bir sünnetullahtır ve Semud kavmi için de benzeri söz konusudur:  “Semud kavmine gelince, onlar tağıye (tuğyan eden, azan) bir topluluk oldukları için tağıye ile (yani azıp kuduran bir tabiat kuvvetiyle) mahvedildiler.“ Hakka, 5

Ve Allah, insanları sadece kendine kul olma, ibadet etme hususunda uyarır: “Andolsun ki, Biz her kavme; 'Allah'a ibadet edin, tağuta kulluktan kaçının' diye bir peygamber gönderdik.“ Nahl, 36

İnkârcıları da: “tuğyanları içinde oynayıp oyalanan gafiller“ olarak tanıtır. (Enam, 110; Araf, 186)

***

Kur’an bizden tuğyan edenlerin iyiliklerini örtmemizi, onların yardım ve iyiliklerini görmezden gelip yok saymamızı, inkâr etmemizi ister. Kâfirlerin bazı olumlu taraflarını ifade ederken; hiçbir ayette tağut kategorisine giren İblisin, şeytanın, Firavun, Nemrud, Ebu Cehil gibi tağutların olumlu taraflarından bahsetmez. Onların iyi taraflarını örter, yok sayar.

Tuğyan edenlerin iyi bir hasletini övmek, dile getirmek ölümcül bir hastalığa yakalanmış can çekişen bir adamın elindeki bir siğille uğraşmak veya yakalanan seri bir katilin cinayetlerini görmezden gelip fakirlere yaptığı bir yardımı öne çıkarmak gibi bir şeydir.
O yüzden onların yaptıkları iyilikleri inkâr etmek, yok saymak, görmezden gelmek iman esaslarındandır. 

Bu nedenledir ki elçilerden hiçbiri, kendi dönemlerindeki tuğyan edenleri/tağutları en küçük çapta dahi olumlu bir özellikleriyle zikretmemiş, onlarla mücadele etmiş; sadece tavır almakla yetinmemiş, kavimlerine de onlara kulluktan kaçınmaları gerektiğini ısrarla hatırlatmışlardır:

“Andolsun ki, Biz her kavme; 'Allah'a ibadet edin, tağuttan (tağuta kulluktan) kaçının' diye (tebliğat yapması için) bir peygamber gönderdik...“ Nahl 36  

Günümüz toplumlarında Müslümanlar 1500 yıl öncesinin büyük putları olan Lat, Menat Uzza’yı lanetlerken; hayatlarının her alanında yer alan modern putlara, farkında olmadan ibadet edip duruyor. Bu, Kabe’deki tüm eski putları kırıp yerine daha yeni ve farklı şekillerde modern putlar getirmiş olmak gibi bir şey.

Yani şeytanı taşlayıp lanetlediklerini zannederken; hayatın her anını tağutlara kulluk yaparak geçirmek gibi…

Ve maalesef artık Allah Resulünün Mekke’de vermiş olduğu mücadele kimse için bir örneklik tekil etmiyor…

Selam ve dua ile…

 
Etiketler: İSTİKAMETTEN, SAPMAK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Nisan 2019
DİNİN İNŞASINDA GELENEĞİN ROLÜ
07 Nisan 2019
KURT VE LAMBA
01 Nisan 2019
EBU HANİFE’Yİ KİM ÖLDÜRDÜ?
25 Mart 2019
ALLAH RESULUNU HAKEM TAYİN ETMEK
17 Mart 2019
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK
10 Mart 2019
YEDİ KIZKARDEŞ
03 Mart 2019
BİR 28 ŞUBAT DAHA GEÇERKEN
24 Şubat 2019
MAZLUMDER BİLDİRİSİ
17 Şubat 2019
HER SONA ERİŞ YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR
10 Şubat 2019
İNSAN HAKLARI
03 Şubat 2019
SEÇİM ATRAKSİYONLARI
27 Ocak 2019
BİR TEVHİD PEYGAMBERİ HZ YUSUF
20 Ocak 2019
ON YIL ÖNCE ON YIL SONRA
13 Ocak 2019
AZİMETTEN FAYDACILIĞA İSLAMİ HAREKETLER
06 Ocak 2019
DERVİŞLERDEN KURTULMA KLAVUZU
30 Aralık 2018
MUSTAFA ÖZTÜRK OLAYI
23 Aralık 2018
KORKU KÖLELİKTİR…
16 Aralık 2018
SAĞCILAŞMA SORUNU
09 Aralık 2018
MEAL İSLAMI
03 Aralık 2018
ALGI OYUNLARI
25 Kasım 2018
PADİŞAHIN İŞİ NE
18 Kasım 2018
BARIŞIN TEMELİ SOSYAL UYUMDUR
04 Kasım 2018
SOYLU İRTİDATLAR
28 Ekim 2018
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
21 Ekim 2018
ANDIMIZ
14 Ekim 2018
HAYATIN ANLAMI NEDİR?
07 Ekim 2018
ATEŞ ÖNCÜLERİ
30 Eylül 2018
JAPON BALIĞI
23 Eylül 2018
BUGÜN GÜNLERDEN HUSEYN
17 Eylül 2018
BABA CANDIR*
10 Eylül 2018
İDLİB DÜŞERKEN
02 Eylül 2018
CUMARTESİ ANNELERİ
26 Ağustos 2018
GÜNÜMÜZ ERGENLERİ
19 Ağustos 2018
KULLUKTA NET OLMAK
12 Ağustos 2018
RAHİP BRUNSON MESİH Mİ?
05 Ağustos 2018
RİTÜEL DİN DEĞİLDİR
29 Temmuz 2018
Türk Sanat Müziği ve Hüzün
22 Temmuz 2018
MEZHEP DİNMİDİR
15 Temmuz 2018
İKİNCİ ONBEŞ
08 Temmuz 2018
TEKNOLOJİK KUŞATMA
01 Temmuz 2018
ÖLÜ ŞEHİRLERİN RUHU OLMAZ Kİ
24 Haziran 2018
BİR TELEFON OLMAK
17 Haziran 2018
TEVHİDİ UNUTMAK
10 Haziran 2018
Dünyayı kutsayan din afyondur
03 Haziran 2018
KÜLTÜR İSTİLASINA DİRENMELİYİZ
27 Mayıs 2018
KIRILGAN VE NAİF HAYATLAR
20 Mayıs 2018
KEDİYİ BEKLERKEN
13 Mayıs 2018
DERİN TEESSÜFLERİMLE…
06 Mayıs 2018
Din Baronları
29 Nisan 2018
YARATICIYI FARKEDEBİLMEK
22 Nisan 2018
MİLLİYETÇİ İSLAM
15 Nisan 2018
KADER RİSALESİ
08 Nisan 2018
IRAKTA TUTUKLU TÜRK KADINLAR
01 Nisan 2018
YEMEN’DE ÖLÜM KOL GEZERKEN
26 Mart 2018
MUHAMMED BZEEK’İN HİKÂYESİ
19 Mart 2018
NUREDDİN YILDIZ’A LİNÇ GİRİŞİMİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
12 Mart 2018
SAVAŞLAR ve KADINLAR
06 Mart 2018
28 ŞUBAT BİTTİ Mİ?
Haber Yazılımı