Yazı Detayı
05 Mart 2019 - Salı 20:02 Bu yazı 186 kez okundu
 
HANGİ 8 MART?
Nesibe Aldemir
 
 

 Saliha bir kadın olarak sürdürülen yaşamın neticesinde cennetin ayaklarımız altına serileceğini bildiren bir dinin mensubu olmak yerine batı kültüründen enjekte edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günün kadını olmayı kabul ve tercih ettik.

 Bu tercihle birlikte hayatımızda sadece bir gün hatırımızın sayılacağını da kabullenmiş olduk. Peki, nereden çıktı bu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü?

 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi, daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. Bu üzücü olayın ardından yıllar geçmişti. 1910 yılında Kopenhag’da gerçekleştirilen İkinci Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikasında yangında ölen kadınların anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını önerisini getirmiş ve bu öneri oybirliğiyle kabul edilmiştir. Böylece günümüzde de kutlanan Dünya Kadınlar Gününün icadı gerçekleştirmiştir. Peki, bu icat hayatımızı ne kadar etkiledi? Ne değer kattı kadınlığımıza?

 Kadının değerini bir gün ile sınırlamak ona yapılan en büyük haksızlıktır. Bugün kadın hakları diyen sesler yükselişe geçmiş olsa da gün ışığı gibi karşımızda duran gerçekler anlatıyor ki kadın hakları her geçen gün biraz daha çiğneniyor. Çiğnenen haklarımızın bir kısmından biz kadınlar, bir kısmından etrafımızı bir çalı misali kuşatan kapitalist sistem, bir kısmından da kadını eşya gibi gören erkekler sorumludur.

 Hak hukuk arayışlarıyla çağın kadını olayım derken erkeğin sorumluluklarını sırtlandığının farkında olmayan kadın psikolojik çöküntülerin içinde kalmaktadır. Sorumluluğu taşıyamayacak derecede artan kadın kadınlığını unutmaya başlamıştır.

 Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde; “Kadınlar size Allah’ın emanetidir” buyurarak kadına verilen değerin en üst düzeyde olmasına vurgu yapmıştır. Onu yüceler yücesi olan Rabbimizin emaneti olarak şereflendirmiştir. Bu nedenle İslam’ın kadına verdiği değer hiçbir gün ile kıyaslanamaz.

 Nisa Süresi 19. Ayeti kelimenin içeresinde geçen “Kadınlarla iyi geçinin” emri Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın erkeğe göre daha güçsüz daha naif olarak yarattığı kadını koruma altına aldığını görmekteyiz.

 İslam’ın kadına verdiği değeri görmezden gelerek, Kur’an ve Sünnetin ışığında yaşamak yerine karanlık günlerimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde elimize tutuşturulan kırmızı bir gül ile aydınlanacağını zannediyoruz. Gül yerine değer verilmek ve değer görmektir en büyük ışık. Bugün kişiliğimizden çok konuşulan dişiliğimiz değildir bizi değerli kılan. TV reklamlarını süsleyen bedenlerimiz binlerce gözün esaretinde özgür olduğunu zannederek kendini avutmakta.

 Her geçen gün sayısı gittikçe artan kadına şiddet haberleri, kadın cinayeti başlıklı gazete yazıları 8 Mart’ın çok da etkisinin olmadığını gözler önüne seriyor.

 Velhasılıkelam değerli dostlar, günümüz modern dünyası kadını mükemmeliyetçiliğe doğru sürüklemektedir. Kadın kusursuz olacak derecede güzel olmalı, şık giyinmeli, dünyası alış-verişten ibaret olmalı, çalışmalı, kendi parasını kendi kazanmalı, erkeklerden daha güçlü olmalı vs. tarzında yaşam paradigmaları kadını modern dünyanın ürettiği kalıplarla şekillendirmektedir. Kadın, bu şekillere girmeye çalıştıkça fıtratına ters düşen yapısı itibariyle her gün biraz daha yıpranmaktadır. Bugün çoğumuz maddi özgürlüğe kavuşmuş olmayı “özgürlük” olarak tanımlasak da çalışmak zorunluluğuyla sürdürülen hayatımız müebbet bir hapistir aslında. Şimdi soruyorum hangi 8 Mart kurtaracak bizi bu esaretten?

 
Etiketler: HANGİ, 8, MART?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2019
LANETLEMEKLE OLMUYOR
119 Okunma.
26 Şubat 2019
KARA LEKE
220 Okunma.
20 Şubat 2019
İŞTE BİZ BUGÜN TÜKENİYORUZ
251 Okunma.
05 Şubat 2019
SADELEŞTİRME SANATI
550 Okunma.
29 Ocak 2019
BİR POŞETE SIĞAR MI?
402 Okunma.
22 Ocak 2019
ÖMÜR BOYU SOLMAYAN NİLÜFER ÇİÇEKLERİ
387 Okunma.
15 Ocak 2019
İSTENMEDİK NOKTA
419 Okunma.
09 Ocak 2019
MALATYA ADAYINDAN MEMNUN
401 Okunma.
01 Ocak 2019
Meydanlar genişlerken
295 Okunma.
19 Aralık 2018
YAKIN GURBET
376 Okunma.
11 Aralık 2018
YOK ARTIK
438 Okunma.
04 Aralık 2018
Gökdelen yer karıştıran
365 Okunma.
27 Kasım 2018
PARK SORUNUMUZ
439 Okunma.
20 Kasım 2018
EN BÜYÜK SORUN
433 Okunma.
13 Kasım 2018
YEMEN ÖLÜYOR
515 Okunma.
07 Kasım 2018
İKİ KELAM EDELİM
411 Okunma.
30 Ekim 2018
BİLENLE BİLMEYEN BİR OLUNCA
398 Okunma.
23 Ekim 2018
SAHNE SİZİN
383 Okunma.
16 Ekim 2018
CEPTEKİ ELLER VİCDANA
447 Okunma.
09 Ekim 2018
Anlamı Sözde Kalanlardan
399 Okunma.
03 Ekim 2018
CEVAPSIZ KALAN SORULAR
430 Okunma.
25 Eylül 2018
HAYIRLI OLSUN
418 Okunma.
19 Eylül 2018
ÇEŞMENİN BAŞINDA SUSUZ KALMAK
436 Okunma.
12 Eylül 2018
ÖZLENEN KIYAMET
542 Okunma.
04 Eylül 2018
BİR ADIM DAHA
500 Okunma.
28 Ağustos 2018
NE GÜZEL BİR SANAT
460 Okunma.
14 Ağustos 2018
DOLAR GİDER ÜLKE KALIR
476 Okunma.
07 Ağustos 2018
BİRLİK BULVARI
529 Okunma.
31 Temmuz 2018
İSTİŞARE
568 Okunma.
24 Temmuz 2018
YA DUYMAZSA!
532 Okunma.
10 Temmuz 2018
HER DAİM AÇIK KAPI
474 Okunma.
03 Temmuz 2018
UÇURUMUN EŞİĞİNDE
620 Okunma.
26 Haziran 2018
YİNE YENİDEN YENİLENMEK
560 Okunma.
19 Haziran 2018
OY'UN İÇİNDE OYUN
489 Okunma.
05 Haziran 2018
BOŞU BOŞ DOLDURUR
594 Okunma.
24 Mayıs 2018
İNSAF MI İSRAF MI?
1347 Okunma.
16 Mayıs 2018
HOŞ GELDİN RAHMET AYI
505 Okunma.
01 Mayıs 2018
SEVMEK VE SEVİLMEK İÇİN GÜNÜNÜ BEKLE
750 Okunma.
24 Nisan 2018
SADECE SADELİK
606 Okunma.
19 Nisan 2018
KİTAPLARA DOĞRU ATILAN ADIMLAR BÜYÜYOR
513 Okunma.
18 Nisan 2018
MALATYA’DA TARIM FUARI VE TARIM
588 Okunma.
10 Nisan 2018
KADRO AHLÂKI
652 Okunma.
03 Nisan 2018
VEFA
676 Okunma.
27 Mart 2018
CENNET-İ MEKÂN
625 Okunma.
21 Mart 2018
DUA ÜSTÜNE DUA ALMAK
668 Okunma.
14 Mart 2018
UMUDA GAYRET
632 Okunma.
07 Mart 2018
İNSANLIK HANGİ MEVSİMDE?
668 Okunma.
Haber Yazılımı